Önlenebilir Hukuki Hatalar – 4
Şirketiniz Bir İtibar Krizine Hazır mı?
Av. Hande Burma
Şirketi yıllarca emek vererek büyüttünüz, yokluktan çıkardınız, yükü omuzladınız, her şeyi bazen ellerinizle yaptınız, sonra yavaş yavaş ekibi kurdunuz, ürünler kaliteli, müşteri portföyü iyi ve sektörde artık parmakla gösterilen bir markasınız.
Bazen yılların emeği, basit bir cümle nedeniyle bile ciddi bir sınavla karşı karşıya kalabilir.
Bir müşterinin sosyal medyada yaptığı paylaşım…
Bir çalışanın iş yerinde çektiği bir video…
Bir rakibin gerçeği yansıtmayan iddiaları…
Basında yer alan eksik ya da hatalı bir haber…
Ya da hiçbir somut dayanağı olmayan ama bir anda yayılan organize yorumlar…
Bugün şirketler için kriz yalnızca üretimin durması, ekonomik dalgalanmalar veya ticari kayıplar değil, artık itibar da en az sermaye kadar korunması gereken bir değer. Üstelik sosyal medyanın bu kadar etkin ve kontrolsüz olduğu bir çağda çok kırılgan…
İşin zor tarafı, dijital dünyada krizin yayılma hızı, çoğu zaman hukuki süreçlerin işletilme hızından çok daha yükse olabiliyor.
Sosyal medyada yapılan bir paylaşım dakikalar içinde binlerce kişiye ulaşabilir. Şirket ise o sırada ne söylemesi gerektiğini, kimin açıklama yapacağını, hangi bilginin paylaşılabileceğini veya hukuken nasıl hareket edilmesi gerektiğini tartışıyor olabilir. Ya da şartları varsa erişimin engellenmesi veya içeriğin kaldırılması yolu için birkaç güne ihtiyaç olabilir. O sırada paylaşım çoktan binlerce etkileşime ulaşacaktır.
İşte bu nedenle, kriz anında verilen ilk tepki çoğu zaman krizin kendisi kadar önemlidir.
Sessiz kalmak her zaman doğru çözüm olmayabilir. Aceleyle yapılan bir açıklama da bazen iddiaların kendisinden daha büyük zarar doğurabilir.
Peki böyle bir durumda şirket ne yapmalıdır? Kriz yönetim prosedürünüz nedir?
İlk açıklamayı kim yapacak? Deliller nasıl korunacak?
Hukuki süreç başlatılacak mı, yoksa bir süre beklenilecek mi? Elde edilmek istenen amaç ne?
Bu soruların cevapları üzerine, kriz yaşamadan düşünmeye başlamak, panik anını daha kolay yönetmenizi sağlayacaktır.
Tıpkı ürünlerinizi sigortalatmak, tedarik zincirinizi yedekli yönetmek, finansal durumunuz için yedek akçe ayırmak şeklinde öngördüğünüz veya aldığınız önlemler gibi güvenilirliğinizi ve itibarınızı da olası saldırılara karşı korumak ve yönetmek zorundasınız.
Ve maalesef itibar, kaybedildiğinde yerine konulması en zor şirket varlıklarından biridir.
Yazının sonraki bölümünde şirketlerin bir itibar krizinde nasıl hareket etmesi gerektiğini hukuki ve yönetsel boyutlarıyla birlikte ele alacağız. Çünkü krizleri tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da, doğru hazırlıkla etkilerini önemli ölçüde azaltmak mümkündür.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

